Hygge

Hygge ; Malum İskandinav ülkelerinde kışlar uzun sürer. Soğuk ve karanlık kış geceleri insanların çoğunlukla ev içinde sosyalleşmesine olanak verdiği için evde geçirilen zaman çok değerlidir. Kokulu mumlar, odun ateşi , sıcak kahve -çikolata kokusu, ev yapımı kurabiyeler kekler ve yumuşak teksitillere gömülerek yapılan uzun keyifli sohbetler…

Son zamanlarda tüm dünyayı etkisi altına alan terör Hygge’ nin Kuzey ülkelerinden tüm dünyaya yayılmasına neden oldu. İnsanlar artık dışarıdansa çok daha güvenli buldukları evlerinde zaman geçirmek istiyorlar. İşte hygge budur☕️🍪🍫🔥 Keyifli seyirler!

Görseller Hygge Fairtale Winter Katalog’dan alınmıştır !

img_2830img_2831img_2833img_2832img_2834

Reklamlar

Yastık dikmeye doyamıyorum 

Evet yastık dikmeye doyamıyorum çünkü büyük işler beni sıkıyor , çünkü daldan dala atlamayı çok seviyorum .

Diyelim ki heves ettim yatak örtüsü başladım , bir heves kesiyor biçiyor dikiyorum ama  iş yorganlamaya gelince hevesim kaçtığı için elimde uzun süre sürünüyor sürünüyor,  sonra da keyif olmaktan çıkıp görev haline geliyor.

Ben kendimi tanıyorum uzun soluklu işler bana göre değil.

Hem zaten bi bakıyorsunuz patchwork yapıyorum, öte yandan örgüyü de çok seviyorum. Kaneviçe ise -gözlerim gördüğü sürece – en güzel kafa dinleme yöntemim.

Dedim ya “biraz şundan biraz bundan” …

Kitaplarla yarenliğim ise hobiden öte. Daha okuma yazma öğrendiğim andan itibaren ayrılamadığım eskimeyen dostumdur benim kitaplarım. Kim bilir belki de okumayı çok sevdiğim için “ bari okuduklarım başkalarına da yarasın “ diye düşünüp Edebiyat öğretmeni olmuşumdur . Kim bilir?
img_0051img_2717

2B6126C3-2341-4B20-BDF6-719C3E362BA3
Patchworkte amaç elde kalan parçaları değerlendirmek ama şimdilerde öyle güzel kumaşlar var ki görünce satın almadan durabilmek neredeyse imkansız.

Yastığın arka yüzü de önemli tabii 😉 Arka yüzde iki farklı kumaş kullanma fikrini sevgili Ayda’dan “ cafe nohut” esinlendim . Sevgili Ayda blog dünyasının bana kazandırdığı en güzel en sahici dostlardan biridir ❤️

img_2718-1
Bu yastığı da geçen yıl dikmiştim ancak yılbaşına yetiştiremediğim için kullanmak kısmet olmamıştı. Ben yavaştan başladım hazırlıklara , biliyorsunuz yılbaşı renkleri bana her zaman neşe vermiştir , umut vermiştir. O eski heyecanı yeniden duymak biraz zor olsa da vazgeçmek yok, güzel günler göreceğimize dair inancımızı hiç kaybetmemeliyiz!

İşte böyle dostlar …

Kalın sağlıcakla,

Yer bakır gök bakır 

2017 yılı  bakırın ve bakır  ışıltısının yalnız mutfakta kap kacakta değil evin her köşesinde bol bol görüldüğü bir yıl oldu. Ben “ tamam , bakırın modası  yavaş yavaş geçiyor “ derken bir baktım ki daha uzunca bir süre beraber olacak gibiyiz …

Tam Amerikada bulunduğum sırada  mağazalar  sonbahar koleksiyonlarını sergiliyordu , sonbahar renklerine tutkun birisi olarak vitrinleri hayran hayran seyrettiğimi söylememe bilmem gerek var mı? 

Pottery Barn’ın tarzını beğeniyorum. Dileyen herkes online kataloğunu indirip ürünlerine göz atabilir ama biz şimdi benim objektifime takılanlara bakalım mı ? 

Amerika Amerika 

Berke 8 yıldır Amerika’da , benim de 4. ziyaretim . Hesapta iki yılda bir ziyaret etmiş gibi görünüyorum ama gerçekte son gidişimin üstünden 7 yıl geçmiş.

Yaş aldıkça sorumluluklarım da artıyor , hooop diye evi, doktoru, annemi bırakıp seyahat edemiyorum. Neyse … Berke bu yıl tezini teslim ediyor hayırlısıyla ve önümüzdeki yıl bambaşka bir eyalete taşınacaklar büyük ihtimal …

Bu yaz Türkiye’ye gelemediler , biz de o kadar çok özledik ki eylülde 10 günlüğüne kalktık gittik. 50 yaşın üstünde iki  genç ( !) için bu biraz sarsıcı bir seyahat oldu doğrusu. Bünyemiz yeni saat dilimine tam alışıyordu ki geri döndük , üstelik doktor ertesi sabah hastanede işinin başındaydı .

Madison küçük bir üniversite şehri , şehir merkezinde bile çok katlı yapılaşma pek az; olanlar da yurt binaları, oteller falan . Yeşili bol , göller bölgesi burası . Kuzeyde olduğundan iklim sert, çocuklar da en çok bundan yılmışlar zaten. Ne tesadüftür ki ben ne zaman gitsem hava çok sıcak ve nemli oluyor. Öyle böyle değil … 32 derece sıcaklık ve %95 nemle geceleri uyumakta çok zorlandığım gibi gündüz de yürüyerek gezmeyi tercih ettiğimiz için fazladan güç sarfettik. Sonuçta zaten 2 günümüz yolda geçtiğinden kalan bir haftayı çocuklarımızla geçirdiğimiz için çok mutlu ama bir o kadar da hüzünlü ayrıldık oradan!


Pek çok dekorasyon mağazası gezdim, dekorasyonda 2017 sonbahar- kış modası hakkında fikir sahibi oldum , onlar da başka yayının konusu olsun artık… WordPress’e ısınma turlarım devam ediyor. Bloğa döndüğüm için mutluyum, instagram şimdilik kapalı kalsın bakalım …

Kalın sağlıcakla !

Sonbaharın ayak sesleri 

IMG_6910““””

Ben yaz insanı değilim diye öyle çok söyledim ki hani beni azıcık tanıyan bile < eee yeter ama anladık , bu kadar da şikayet edilmez ki canım > diyecektir.

Sonbaharı nasıl sevmem . Kış gibi üzmez, yaz gibi terletip bunaltıp canından bezdirmez. Gündüzleri hafif hafif esen rüzgar akşama göz kırpsa da ince hırkalara sarıp sarmalasa da bedenimizi , sonbahar demek benim için demli çay , kek ve kitap kokusu demektir!

Erikli tart yaptım demli çay  ve kitabımla biraz bahçe keyfi yapacağım. Bana eşlik eder misiniz?

Malzemeler

1 küçük su bardağı toz şeker, 1/2 su bardağı süt ,1/2 su bardağı sıvı yağ, 2 yumurta, 1 beking povder, vanilya ,2 bardak elenmiş un ve 5-6 adet ince dilimlenmiş İtalyan eriği

Şeker yumurta çırpılır, diğer malzemeler yavaş yavaş eklenir , karışım 20 cm. çapındaki kalıba dökülür , erikler bastırmadan üstüne yayılır ÖN ISI YAPILMAMIŞ fırında önce 20 -30 dakika  175 derece 5-10 dakika kadar da 160 derecede pişirilir ( fırınınızın özelliğine göre değişebilir ) . Ilınınca kalıptan çıkarılır dondurma veya taze süt kremasıyla servis edilir. Ben dondurmayı tercih ediyorum .

Denerseniz bana da haber verin bi koşu kalkıp geleyim 😊

Rice Türkiye’ye geliyor (mu)

IMG_2556IMG_2557IMG_2555IMG_2553IMG_2552IMG_2554

 Danimarka’nın neşeli ev aksesuarları Rice tüm dünyada yaklaşık 45 ülkede satılmakta . Aldığım bir duyuma göre Türkiye pazarına girmek üzereymiş …

Rice nedir? Rice 1998’de Kopenhang’da hasır sepetler satarak ticaret hayatına başlamış, bu renkli sepetler o kadar çok beğenilmiş ki firmanın kurucuları Charlotte ve Philippe ürün çeşitliliğini arttırarak renkli ve neşeli melamin tabaklar bardaklar, kokulu mumlar üreterek günlük hayatın içine girmişler. İlk ürünlerini ürettikleri yer olan Madagaskar’da pirinç ( rice) hayati bir önem taşıyan gıda olduğundan ve eskiden Madagaskarlı işçiler maaşlarının bir kısmını pirinç olarak aldığından bir bakıma Madagaskarlı işçilere saygılarından Charlotte ve Philippe markalarına “Rice ” adını vermişler …

Yazın da öreriz

Bu yaz sanki benim hatırladığım en sıcak yazdı. Rutin işlerimi bile yapmakta zorlandığım , “akşamüzeri olsa da bahçeyi sulasam ” diye günün geri kalanını neredeyse ziyan ettiğim sıkıcı bir yaz geçiyor. Biraz oku, çokça miskin miskin pinekle, biraz ör, sonra akşam serinliğini bekle… Böyle böyle Ağustosu yarıladık .

Büyük işlere sabrım yetmediğinden ufak tefek bir şeyler örebildim , İşte bu plaj sepeti de öylesine bir işti…