Yaz sofraları

İzmirli için balkon demek yaz aylarında dolu dolu yaşanacak mekan demek… Uzun , sıcak ve nemli geçen yaz akşamları püfür püfür esen melteme karşı kurulan sofralarda yenen zeytinyağlılar, kütür kütür karpuz ve sonrasında demli bir bardak çay ve dudakları yakan çiğdem …

Hele bir de ufacık bahçesi varsa -ki bu tarz evler artık yalnızca ilçelerde kaldı- eksik olmayan konuklarla yemeklerin yendiği uzuuun muhabbetli sofralar demek.

Fikir olması adına sizler için seçtiğim yaz sofralarına göz atmak ister misiniz?

Görseller Southern Lady Dergisinden alınmıştır 🌿

Sehayder’in Anneler Günü etkinliği

Bizde bloglar yavaşladı hatta neredeyse durdu , ben gittim bloğumu başka bir adrese taşıdım . Ne yapayım , gelen dostlar bizimdir.

Burası blogspot kadar kullanışlı değil, yazım hatası yapınca silmesi ayrı dert, paragraf düzenlemesi ayrı dert . Ben yine de kararlıyım yazacağım.

Pazar günü bizim derneğin geleneksel Anneler Günü kahvaltısı vardı. SEHAYDER Hayvanlar için canla başla çalışan bir dernek, bağışlar , ufak tefek organizasyonlarla ayakta durmaya çalışıyor. Az parayla başından büyük işlere kalkışıyor ama bu işler gönül işi , sevmezsen inanmazsan yapamazsın !

Mekan güzeldi Seferihisar Sığacıkta bir tatil köyü. Teklif onlardan gelmiş” biz hayvan dostuyuz ” demişler …

İşte böyle … Birkaç gün gecikmeyle kayıt altına alabildim !

IMG_0534

Anneler Günü 

Kapitalimin ” hızlı tüket, daha daha harca, çok harca ” mantığıyla içini boşalttığı, anlamını basitleştirdiği Anneler Günü bende eskiye dair güzel duygular uyandırıyor, bu gün artık gereksiz görsem de …

Biz tüketim çağı çocukları değildik. Zaten tüketim adına pek fazla şey de bilmezdik. Haftada belli günler yayın yapan tek kanallı televizyonlar bizi müzikle, bilgimizi sınadığımız yarışma proğramlarıyla tanıştırmıştı, kocaman güzel evde yaşayan mutsuz insanların bayat hikayeleri  ya da günlük hayatta bin beterini yaşadığımız yapay serüvenlerle değil…

Tüketmekten ziyade kısıtlı olanaklarımızla üretmeye odaklanmıştık. Doğum günlerinde alıp verdiğimiz en kıymetli hediye kitaptı , zaten ihtiyacımız olan ayakkabı kaban gibi giysiler de bayram hediyemiz olurdu.

Televizyonda Anneler Günü hediyesi olarak pırlanta yüzük reklamını görünce ” yok artık!” diye şaşırmam sizce garip mi?

Eğer hala hayattaysa anneniz bir demet çiçekle çalın kapısını yarın erkenden , sarılın sıkıca , öpüverin yanaklarından , bundan büyük hediye olur mu ?

Ben ne mi yaptım ? Anacığıma saksı çiçeği aldım, balkonuna koyup seyretsin diye , bir de dizlerini ısıtsın diye battaniye ördüm ellerimle – ki anacığım yaz kış demez çok üşür –  hora geçecek  zannımca…

Benim hediyem de yarın sabah taaa uzaktan gelecek bir telefon ” anne yatmadan arayalım dedik, anneler günün kutlu olsun!” diyen ciğer parçamın sesi olsun bana yeter !

Anneler Gününüz kutlu olsun dünyanın bütün kadınları,  zira tüm kadınlar annedir !

Vişneli kolay pasta

Mevsimine göre çilekle de yapabilirsiniz ama benim favorim her zaman vişne olmuştur!

Mayhoş tadıyla, pratikliğiyle gönlünüzü fethedecek kolay pasta :

malzemeler

2 yumurta, 1/2 bardak kakao, 2 bardak un, 1 bardak toz şeker, 1 beking powder, 1 bardak çekirdekleri çıkarılmış vişne( yazdan buzluğa atıyorum) 1/2 bardak süt, 1/2 bardak sıvı yağ, 1 paket bitter çikolata, 1/2 paket hazır krema,1/4 bardak vişne suyu

Yumurta şeker krema kıvamına gelene değin çırpılır, elenmiş un, kakao , süt , yağ ve kabartma tozu eklenir tahta kaşıkla karıştırılır, 20 cm. çapında yağlanmış kalıba dökülür üstüne visneler eklenir , ön ısı yapılmamış 175-180 derece fırına atılır, kek kabarınca ısı düşürülür. Kürdan testiyle pişip pişmediği kontrol edilir fırından çıkarılır, daha sıcakken (isteğe bağlı)2 tatlı kaşığı vişne likörü ve çeyrek bardak vişne suyu ile kaşık yardımıyla ıslatılır. Kek dinlenmeye bırakılır. Bir gece dolapta beklerse çok daha lezzetli oluyor. Servis yapmadan önce benmari usulüyle eritilmiş çikolata ve krema ile sos hazırlanır ılık ılık üstüne dökülür bekletmeden yenir.

Not: kekin pişme süresinin  fırınınızın özelliğine göre değişiklik gösterebileceğini unutmayın!

Sevgili Peter

Bundan 2 yıl önce 1 Mayıs’ı senin o güzel halkınla birlikte coşkuyla kutlamıştım. Görkemli , asil ama canayakın sokaklarında dolaşmış, lezzetli yemeklerinin tadına bakmış her akşam aynı yerde dondurmayla servis edilen sıcacık elmalı turtandan yemiştim. Beni öylesine büyülemiştin ki… Döner dönmez anılarımı yazmak , seni ziyaret edeceklere ufak tavsiyelerde bulunmak istemiştim ama bir türlü fırsat bulamamıştım. Biraz da kırılmıştım, haydi itiraf edeyim, son gün tekne gezisine çıkmadan hemen önce sırt çantamdan tabletimi çaldırmış yüzlerce güzel fotoğrafımı kaybettiğim  için çok üzülmüştüm, tabletime mi yanayım anılarımı yüklediğim fotoğraflara mı bilememiştim…

Bu gün ne yazık ki terör nedeniyle anılan adın , masum insanların ölümü seni yeniden aklıma düşürdü…

Başın sağolsun sevgili Peter 😔

IMG_0290

Nisan bir

IMG_0234

Kuyruklu çocuklarımın hepsini çok seviyorum ama bu kızın yeri bir başka, çok cilveli , çok nazlı çok da güzel … Haksız mıyım Allah aşkına?

Buraya ısınmaya çabalıyorum , takipçiler ” takipçi butonu ” olmayışından şikayetçiler , biraz uğraştım buldum ama sanırım blog temam desteklemiyor. Siz beni google plus’ tan izlemeye devam edin , orada blog yazılarım anında güncelleniyor !

Nisan’ın ilk yazısı bu olsun !

Mor salkımlar açtı

Bahçenin güzel zamanları geliyor, baharın ilk habercisi Mor Salkım açtı, ardından Yaseminler , Ortancalar derken tadına doyum olmaz.

Doğayla içiçe olmak ne güzel , hoş bizim buralar ilk geldiğimiz yıllara göre çok çok kalabalık oldu ama hala kuş seslerine uyanabiliyor, arıların çiçeklerle sohbetine ortak oluyoruz…

IMG_0262